Anasayfa Haberler Ankara'da 3 Ana Sektör Olmalı
Ankara'da 3 Ana Sektör Olmalı

Ankara'da 3 ana sektör olmalı Anadolu Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu ve Organize Sanayi Bölgeleri Derneği Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay ile ile bazı iş adamlarının "bir hayal kurarak" başladıkları ve Ankara'nın Temelli beldesinde, Büyük Taarruz'un başlangıç yeri olan topraklarda 29 Ekim 2008'de temelini attıkları Anadolu OSB'de 1. etapaltyapı inşaatının yüzde 40'ı tamamlandı. Bu yıl sonu itibarıyla ilk etap bitirilecek. Firma inşaatlarından önce 1500 badem ağacının dikildiği, çalışanlar için sosyal tesislerin planlandığı, "yatırımcılar balık tutsun" diye 75 bin metrekarelik bir gölün yapıldığı Anadolu OSB "farkındalık yaratırken" bilinen OSB görüntüsünü de farklılaştırıyor. Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tuncay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmaları hakkında bilgi verdi. "Bir hayal kurarak" işe başladıklarını, kararlı çalışmalarıyla o hayali gerçeğe dönüştürdüklerini dile getiren Tuncay, Büyük Taarruz'un başlangıç yeri olan bu topraklarda Cumhuriyet'in 85. yılında kendilerinin de "ekonomik taarruzu" başlattığını söyledi. Anadolu OSB'de 2008 yılında bir etap belirlediklerini, bu etapta 170 parselde 70 firmanın yatırım kararı aldığını kaydeden Tuncay, şu an geldikleri noktada 1. etapta altyapı inşaatının yüzde 40'ının tamamlandığını, bu yıl sonu itibarıyla ilk etabı bitirmeyi planladıklarını dile getirdi. Tuncay, 1. etabın altyapısını 21 milyon liraya ihale ettiklerini, ihaleye bir şart koyduklarını belirterek, "Firma hak ediş yapıyor. Örneğin 1 ay 1 milyon liralık iş yapıyor. İhale şartnamesine, firmaya hak ediş ödeyebilmemiz için akaryakıt, beton mamul ve malzemeleri dışında yaptığı hak edişin yüzde 10'u kadar faturanın Ankara'daki OSB'lerden olması şartını koyduk. Ankara'nın kaynağını kullanıyor bunun yüzde 10'unu iş olarak Ankara'ya aktarsın istedik. Yüzde 10 dedik ama kum, çakıl, beton, akaryakıtı dışında bıraktığımız için yapılan işte kalan malzemenin hemen hemen yüzde 50'si kadar iş Ankara'dan alındı. Keşke bunu diğer OSB'ler de yapabilse" diye konuştu. Kamulaştırma yapılırken Ziraat Bankası ile yaptıkları anlaşma çerçevesinde firmalara kredi aldırdıklarını, o dönem 14 milyon lira civarında kredi kullandıklarını kaydeden Tuncay, bankayla üstyapı inşaatlarına ilişkin uzun vadeli kredi anlaşması yapmak için çalışma yürüttüklerini bildirdi.Üstyapı için altyapının bitmesini beklemediklerini belirten Tuncay, kredi anlaşması yapıldığı takdirde bölgedeki yatırımların daha da hızlanacağına işaret etti. Tuncay, şu an devletten kredi kullanarak, devletin imkanlarıyla iş yapmanın çok güç olduğunu dile getirerek, "Bizim bölgemizde destek ve teşvikler yok denecek kadar az. Genel teşviklerden yararlanıyoruz ama orada da ölçütler çok büyük, bizim sanayicimizin kullanacağı teşvikler değil. Örneğin, 5 milyon doların üzerindeki yatırımlara teşvik veririm deniliyor" dedi. Kriz döneminde verilen desteklerin bir kısmını krizden etkilenen firmaların kullanmasının "mümkün olmadığını" anlatan Tuncay, "Krizden etkilenmiş sigorta borcu var, 'borcun var' diye kredi verilmiyor. Krizden etkilenmiş, çekleri protesto olmuş ya da ödenmemiş, 'çekin ödenmedi kredi veremem' diyor. Devlet daha çok parası olana, krizden etkilenmeyene, bankada mevduatı olana kredi vermeye çalışıyor" görüşünü ifade etti. OSB'lerin doğru yapılanmalar olduğunu, destek verilebilirse ülke sana yisine çok daha büyük katkılar sağlayacaklarını vurgulayan Tuncay, "Sistem içine soktuğunuz firmaları zaptı rapta alıyorsunuz. Vergi gelirleri, sigorta gelirleri artıyor, kayıt dışını önlüyorsunuz. ^fcjg Ancak kötü emekler de var. Belli ^^ bir amaç doğrultusunda, ihtiyaçtan hareketle yapılmayan OSB'ler var, çoğu boş... Kasaba siyasetçileri, 'benim şehrimde de OSB olsun' deyip tarım alanla' im, orman alanlarını OSB ilan ettiler" diye konuştu. Kendisinin, 45S2 sayılı Kanunun verdiği yetkiyle, kendi alanları içinop "belediye başkanı gibi" olduğunu belirten Tuncay, yatırımcıların her türlü problem için kendilerine ulaştığını söyledi. Tuncay, bölgeyi yöneten sanayicinin yatırım yapan sanayiciye daha fazla destek olma zorunluluğu hissettiğini, iji, çekilen ve çekilecek sıkıntıları, OSB'ye geçilmesinin o insana, OSB'ye ve ülkeye yapacağı katkıyı bildiğini ifade etti. OSB yöneticiliğinin, organizasyonların genel planlamayla yapılacak işler olduğunu, her alanda devletin çok geniş projeksiyonu olması gerektiğini belirten Tuncay, "OSB yöneticiliği, organizasyonları, ihaleleri yapmak, şartnameleri hazırlamak, altyapıları yapmak... Hiçbiri benim mesleğini, benim işim değil. Bizim ana işimiz sanayicilik yapmak, üretim yapmak" dedi. Devletin bulundukları bölgede yaklaşık 4500 hektar alanı sanayi bölgesi ilan ettiğini, bölgede Anadolu OSB, ASO OSB, Başkent OSB ve Madeni Dökümcüler İhtisas OSB'nin bulunduğunu hatırlatan Tuncay, "Bunun bile avantajları var. Her OSB kendi altyapısını yapmaya çalışıyor. Aramızda tatlı bir yarış var. Ancak bu yarış güzel olsa da yatırımcının kendi imkanlarıyla yapacağı bir yarış değil. Bilgi aktarımı yok, destek yok. Bir şeyleri birlikte yapmak lazım. Enerjimizin bir kısmını hiç uğraşmamamız gereken işlere sarf ediyoruz" görüşünü dile getirdi. Ankara'daki işletmelerin yaklaşık yüzde 45'inin makine imalat sanayisine yedek parça ürettiğini, bu üretimlerin katma değerlerinin çok düştüğünü, firmaların karlılıklarının giderek azaldığını anlatan Tuncay, şöyle konuştu: "Bu firmaların yüksek katma değerli ürünlere geçmesi lazım. Makine imalat sektöründe çalışan firma Ankara'da yüzde 45 ise Anadolu OSB'de yüzde 70 civarında.


 

Altyapı İnşaatımız

Dili Değiştir

EnglishArabicBulgarianCroatianCzechDanishDutchFinnishFrenchGermanGreekHindiItalianJapaneseKoreanNorwegianPolishPortugueseRomanianRussianSpanishSwedishCatalanFilipinoHebrewIndonesianLatvianLithuanianSerbianSlovakSlovenianUkrainianVietnameseAlbanianEstonianGalicianHungarianMalteseThaiTurkishPersianAfrikaansMalaySwahiliIrishWelshBelarusianIcelandicMacedonianYiddishArmenianAzerbaijaniBasqueGeorgianHaitian CreoleUrduChinese (S)Chinese (T)
© 2007 - 2012 Anadolu Organize Sanayi Bölgesi, AOSB